| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Danışmanlık Hizmetleri

Hic kimse tek başına bir şey degildir

                      Hala pazarlama işini satış olarak algılayan koca koca firmalar gördükçe Türkiye ekonomisi için ciddi ciddi endişeleniyorum. Hele satış departmanlarına ağzı laf yapan elamanları doldurup sinsi bakışlı adamlara birde pazarlamacı demiyorlarmı hepten hayal kırıklığı yaşıyorum.Malesef ortalık da böyle cok firma var.

 

                              DİYECEKSİNİZ Kİ NEDİR PAZARLAMA

 

          Pazarlama, satış değildir!!!

  • Pazarlama “albeni” yaratmaktır. 
  • Pazarlama müşteriyi ürüne çekmeye çalışır.
  • Pazarlama satıcıların elini güçlendirmeye çalışır.
  • Satıçılar ürünü KAKALANMASI GEREKEN
  •  pazarlamacılar MÜŞTERİNİN İHTİYACI olarak algılar.
  • Satış firmanın anlatma yeteneği, pazarlama anlama yeteneğidir.
  • Pazarlama, sadece pazardan değil zihinlerden de pay kapmaya çalışır.
  • Kalıcı cözüm üretir mutlaka A.plan'ınızın yanında B. C. D. planız olur
  • FİRMANIZIN DEVAMLILIGI BUNA BAGLIDIR 
 

Pazarlama öncelikle fikirsel bir süreçtir. Strateji ve plan gerektirir. Satışa vizyon, hedef ve yön verir.  

 

Ürün ve marka bolluğunun yaşandığı günümüzde, üretmek ve satacak nokta bulmak eskisi kadar zor değildir. Zor olan tüketicilerde “sizden satın alma isteği” uyandırmaktır. Pazarlama, satın aldırma isteği uyandırmak için yapılan faaliyetler bütünüdür. Tüketicilerin, rakiplerinizden değil de, sizden satın almaları için “nedenler” yaratır. (Çözümler, farklılıklar, avantajlar, duygular…vs)

 

Pazarlamayı layıkıyla yapmazsanız, satışlarınız belli aşamada takılıp kalır. Yükseltemezsiniz.

 

Peki, pazarlama departmanı olanlar, pazarlamayı layıkıyla yapıyorlar mı? Maalesef, durum iç açıcı değil. Pazarlama=tanıtım diye dolaşan bir sürü pazarlama departmanı çalışanı var iş dünyamızda.

 

Pazarlama sadece tanıtım değildir.  Televizyona, gazetelere reklam vermek, TV programlarına sponsor olmak, gazetecilere demeçler ve yemekler vermek, halka veya satış kanalına etkinlikler düzenlemek, birebir tanıtım faaliyetleri yapmak, web sitesi açmak pazarlamanın sadece bir bölümüdür.

 

Pazarlama; hedef kitleyi belirleme, ürün geliştirme, fiyat belirleme, bulunurluğu (satış kanallarını ve noktalarını) planlama faaliyetlerinden başlar. Rakiplerden farklılaşmak, ürün ve iletişimde konumlama belirlemek, marka yönetimi yapmak, pazarlama planı hazırlamak pazarlamanın ve pazarlamacıların temel görevleridir.

 

Pazarlama;

  • Tüketiciye önem verir. Tüketicilerin isteklerini ve beklentilerini karşılamayı hedefler. Bu amaçla düzenli araştırmalar yapar. Araştırmaların sonuçlarına göre taktikler ve stratejiler oluşturur.
  • Karlılığa önem verir. Daha fazla kar marjı koyabilmek için markalaşmaya çalışır.
  • Konumlandırmaya önem verir. Markayı her şey yapmaz, bir şey yapar. O bir şeyin etrafını güçlü örer. Bir vizyon çizerek markasını inşaa eder.
  • Farklılaşmaya önem verir. Markayı her alanda rakiplerinden farklılaştırmaya çalışır. Bu yüzden; farklı bir ürün, tanıtılabilecek bir özellik, kabul edilebilecek bir fiyat, etkileyici satış noktaları ve cazip avantajlar oluşturmaya çalışır.
  • İletişime önem verir. Tüketicilerle ve sosyal paydaşları ile sürekli iletişimdedir. Kendisini hatırlatır. Bilinirliğin, tercih edilirliğin ilk koşulu olduğunu bilir. İnsanların ve kamuoyunun marka hakkındaki algılamalarını yönetir.
 

Pazarlama; algılardaki, pazardaki, rakiplerdeki, tüketicideki, müşterinizdeki, global ve ulusal ekonomideki, Sosyo Ekonomik Statü’lerdeki değişimleri anlamak ve markanızı bu değişimler ışığında yönetmektir. Pazarlama, değişime ayak uydurmaktır.

 Pazarlama Yapmazsanız Ne Olur?
  • Pazarlama görevi şirketinizde herkese ait olur. Herkese ait bir iş hiç kimseye ait değildir.
  • Markanızdan haberi olan insanların sayısı sınırlı kalır. Sizin markanızı bilmeyen insanlar sizin ürününüze yönelmezler.
  • Sizden ürün alan aracılar satış yapmakta zorlandıkları için sizden vazgeçerler.
  • Satışlarınız belli bir noktadan sonra artmaz.
  • Marka değeri yaratamazsınız.
  • Tarih olursunuz.
  • BU AŞAMAYA GELMEMEK İCİN
  • 0 538 285 42 45
  • YARE Danışmanlık

 FALİYETLERİMİZ

  • emlak
  • böcek ilaclama
  • danışmanlık

  hazırlayan yare danışmanlık 0 538 285 42 45 istanbul

stres nedir ve psikolojik acılımı

STRES nedir?Acının bir şeklidir.

Zamanı öldüren unsurlardan biridir ama öldürmek başarı değildir.Başarılı bir yaşamın var ama 50 yaşlarında kalp krizinden ölüyorsun.Burada başarı var mı veya başarı nedir?   Yaşamınızda huzursuzluk ve bıkkınlık hissediyormusunuz?   Hepsi acının farklı formudur.Eğer sabahları kalkarken huzursuzsanız,isteksiz kalkıyorsanız,bedeninizde ağırlık var demektir.Eğer bir bedende ağırlık varsa bedende ters giden birşeyler var demektir,çözüm bulmaya çalışırız.  Stres bir çeşit acıdır,sancının bir şeklidir.  Birşeyi değiştirmeye ihtiyacım olduğunu bana söyler.Yani stres acısı bir uyarıcıdır,yanlış birşeyler yaptığımıza dair.  STRESİN SEVİYELERİ  Stresin 4 seviyesi vardır. 1-FİZİKSEL  2-ZİHİNSEL  3-DUYGUSAL  4-RUHSAL ...Bu 4 seviyede stres yaşanır,acı hissedilir  1-Yaşam stilinizden dolayı memnuniyetsizlik fiz.acı çekmenize sebep olur.  2-olumsuz düşünceler sizin zihinsel acı çekmenize yol açar.  3-Yüreğinizin birşeylere burkulması,kırılmasıdır.   4-Boşluk duygusuna kapılmaktır.İşe yaramamak,hayata küsmek,içe kapanmak...  lişkilerin var,herşeye sahipsin ama birşeylerin halen eksikliğini hissediyorsan bu ruhsal strestir. 1-FİZİKSEL STRES 1A--FİZİKSEL STRES TARİFİ   Genelde ins.lar yeme konusunda strese girerler.Şt’ler insanların bu zaafını kullanırlar.Bazı besinleri minerallerinden arındırıp pişirir,yapay tatlandırıcılar  Katarlar.Bunlar yendiğinde beynin kalori ölçen kısmı,bu besinlerden fazlada yeseniz,birşey anlamaz ve sonuçta aç kalırsınız,daha daha istersiniz.Şt.lerinde istediği budur,sürüm sağlamak,insanların besinlere olan bağımlılığını yaratmak.Cola böyle bir içecektir,susuzluğunuzu gidermez,o şekerdir ve susuzluğunuzu daha çok arttırır ve daha çok içmenizi sağlar.O halde bu suni şeyleri durdurmalısınız.  Eroin bağımlılık yapar.Gıdalarda bağımlılık yapmak üzere dizayn edilmiştir.  İnsanlar,bağımlı olduklarında huzurlu olamazlar,sıkıntı duyarlar.  O halde işlemden geçmemiş gıdalar yemeliyiz.  Bağımlılık; gıdalara,fiz.şeylere,insanlara,çocuklarınıza,sevgilinize,kocanıza,kariyere,vs.. olabilir.Bunlara ulaşamadığımızda veya kaybettiğimizde, boşluk duygusuna kapılırız.Hepiniz hayatınızda bu deneyimleri çok sık yaşamışsınızdır.  Huzurlu olmak bizlerin doğal halidir.Yaşamınızdaki doğal şeyler arttıkça,sizde doğal halinize o kadar çabuk yaklaşırsınız.  Şehirlerde bunu sağlamak zor ama,seçimleriniz vardır.  Kendiniz için,en azından bazı doğal prensipler edinin.  1B-FİZİKSEL STRESİN YÖNETİMİ  1-Karanlık ve sessizlikte uyu,daha fazla uyum hissedrsiniz.  2-Nefesinizi doğru şekilde alın.Günde 40 kere diyaframdan nefes alın.Nefes çok önemli,beyne giden oksijeni sağlayıp,karbondioksidi dışarı atmamızın faaliyetidir.Stresli,korkan insanların nefesleri kesik kesiktir,tam nefes alamazlar ve nefes alamamak insan bedeninde olumsuz etkiler oluşturur,insan kendini rahatsız hisseder.Pis kokulu yerlerde nefesinizi tutmaya çalışır,rahatsızlık hissedersiniz.Kısa kısa nefes almak insanı otomatikman strese sokar.  Med.da bu yüzden derin nefes alma teknikleri uygulanır.  3-Ritmik yürüyüşler,spor,hareketler yap.Hareket etmezsen,enerji bir yere takılır ve depresif olursun.Enj.hareket ettiğinde beyinde farklı kimyasalllar oluşturur.O hakde bol bol yürüyüş yapmalıyız. 4-Olumlu düşünmeliyiz.  5-Organize olmalıyız.Ne yapıyor ve ne yapacağını bilmezsen stresli olursun.  6-Zihin enerjini boşa ve olumsuz düşüncelere harcama.  7-Evdeki kırık şeyleri at,kullanılmayan fazla eşya tutma.Evinde eşyaların düzenli,dolapların karışık olmasın.Çünkü bu tür şeyler negatif enerjiyi kendilerinde tutar,size etkileride negatif olur ve stres oluşturur.  8-Yaşamını düzenle.  9-Hayatında zenginlik oluştur.Parasal,fiziksel,mutlulukta zenginlik,bilgelik-arkadaşlıkta zenginlikler gibi...  Daima parana uygun yaşa ve uygun harca.Fazla para harcamak ihtiyaç için değil egomuzdan dolayıdır.Başkalarını etkilemek için pahallı bir araba alabilirsin ama sonra borcunu ödemek için sıkıntıya düşer endişe yaşarsın.  10-TV programlarında seçici olki,TV bağımlılık yaratmasın. 2-ZİHİNSEL STRES  2A—ZİHİNSEL STRES TARİFİ 

Zihin bedeni yarattığı düşünceler ile etkiler.Zihin bedeni ne kadar etkiler?Hastalıkların %98’i zihinden doğar.Zihin bedeni etkiler.Beden sizin her düşüncenizi dinler,dinlemeyi durdurmaz.Tehlikeli ve endişeli düşüncelerde beden adrenalin salgılar.Sizin kaplanla savaşmanıza veya kaçmanıza neden olur.  Bir anne adrenalin salgılamasında,bir çocuk arabasını kaldırabilir,başka zaman kaldıramaz.Adrenalin ona güç verir.

İnsanlar gün boyunca çeşitli düş.ler yaşarlar.Endişe,sabırsızlık,geç kalma,değişime direnç uygulama,suçlama,şikayet etmek,vs..Zihnin hastalığı bunlar gibi binlercesini içerir.İnsan bu üzüntüye sahip olunca,beden adrenalin salgılar ve bu kullanılmayınca bedende kalır.O zaman sind.sist.çalışması azalır,beden fonksiyonları zayıflar.Bedenin tüm odaklanması kaslarda olur ve beden zayıflar.Her streste ve huzurlu olmazsan daha yaşlanır,yaşam kısalır.Her öfkede yaşamdan 3 ay kaybedersin.  Bir insan kaç yıl yaşamak için dizayn edilmiş?150 Yıl  Tüm memeliler;  7x21 YIL=147 YIL YAŞAM  BÜYÜMENİN TAMAMLANDIĞI SÜRE(21 YIL)  Kedi 2 yılda büyümesini tamamlar,O HALDE;2X7=14 Yıl yaşar.  150 yıl yaşamak, bir mucize değil.Tüm zihinsel ve fiz.faktörlere bakın,neyin yanlış gittiğini anlarsınız.  Biz doğaya karşı çalışıyoruz,DOĞAYLA BİRLİKTE OLAMIYORUZ,onunla resmen savaşıyoruz,onun yaşamından çalmaya çalışıyoruz..  Zihinde stres nasıl başlar?Düşüncelerle..  İstatistiki araştırmalar ise insanda strese neden olan şeyleri şunlara bağlamış.  Boşanma,gürültü,iş kaybı,vs..  Bunların strese sebep olduğunu söylemek kolay.Zira bu tür olayların insanlarda yaratacağı durum farklıdır,bazıları fazla,bazıları az etkilenebilirler.Yarın deprem olsaydı herbirimizin farklı deneyimleri olurdu,çünkü herkesin farklı düş.şekli var.Ve bu düş.lerde deneyimlerle farklı bir şekilde gelişirler.O halde durumların değil,düşüncelerin stres yarattığını söyleyebiliriz. 2A—ZİHİNSEL STRESİN YÖNETİMİ  Herkes kendi stresinden sorumludur. Mesela,bazıları telf.bekler gelmezse strese düşerler.O halde siz kendinize acı veriyor ve bunu alışkanlık haline getirmek için çaba sarfediyorsunuz.  --Başka insanlar,bizim zihnimize girmesin ve bizi idare etmesin,onların kuklası olmayın.  Sen bana acı veriyorsun deriz.Onlarmı sizi,siz mi kendinizi incitiyorsunuz?  Siz bu farkındalıkta olursanız,insanlar sizi etkiliyemez.Onların davranışları size üzüntü vermez.O kişi size değer vermezse bile ben kendime değer veriyorum de. Herşey düşme ile başlar.Kimse sizin düşmenizi yaratamaz,siz karar verirsiniz DÜŞÜP DÜŞMEYECEĞİNİZE.  İnsanın hayatında 4 süreç var.  1-Düşünceler ve duyguları  2-Davranış,tutum ve alışkanlıkları  3-Kişiliği  4-Kaderi

DÜŞÜNCE  HİS,DUYGU TUTUM HAREKET,DAVRANIŞ ALIŞKANLIK  KİŞİLİĞİNİZİN BİR PARÇASI KADERİNİZ 

Görülüyorki herşey düşünce ile başlamakta,o halde düşüncenin farkında ol. Bizim düş.mizi etkileyen faktörler nedir? Neden insanlar farklı düşünür?   Eğitim,deneyim,anılar,media,aile,büyütüldüğün çevre,ekonomi,din,sağlık,hava şartları,vs... Eğer bu etkilerin farkında değilsen,rüzgarda bir yaprak olur,savrulursun,kaybolursun. 3-DUYGUSAL STRES 3A-DUYGUSAL STRES TARİFİ Duygusal stres ilişkilerle olur.Aslında mutlu olmam için kimseye ihtiyacım yok.Ben ihtiyacım olan şeyle doğdum.Başkasının beni mutlu etmesi için beklemeye ihtiyacım yok. Bu yaşamımın doğal hali.Doğaya bakın,doğa vererek büyür,gelişir.Ağacı hayal edin.Ağaç ben oksijen vermekten bıktım,kimse bana teşekkür etmiyor diyormu?Tüm CO2’yi alıp,O2 vermiyeceğim derse acıyı kendisi çeker ve ölür.Bizde çok fazla verdik dersek biz acı çekeriz.Kendini düşün ama vermeyi durdurma.Doğanın kanununa karşı çıkma.  3A-DUYGUSAL STRESİN YÖNETİMİ  Enerjini durdurma ver,aksi takdirde depresif olursun.O durumda yaşamın amacı sana korkunç gelmeye başlar. Duygusal stresten kurtulmak için amacının vermek olduğunu anla. Ve vererek mutlu ol.Hangi biçimde vermen gerektiğini kendin anlarsın.Zira herkesin farklı koşul ve armağanları var. Mesela,espri yapma gücün varsa insanları güldür,aşçı isen yemek yap. Yani kendini tanı.Armağansız doğmuş olamazsınız.Bu armağan sadece sizin için verilmedi.Onu vermeye ve nasıl kullanılacağını düşün ,huzuru hisset,huzurlu ol.Bu durumda hem beden hem zihin hem de ruh mutlu olur.Bu düzenli bir dikkat ister. Sağlıksız isen Dr.’un verdiği ilaçları haftada 1 gün kullanmazsın,hergün ve saatinde düzgün kullanım gerekir.Zihin, duygusal ve fiziksel acıya sahip olduğunu anlayınca,sağlıklı olmayı istiyorsa, hala birşeylerin değişmesi ve birşeyleri öğrenilmesi gerekir demektir.O halde öğrenmeyi sürdür. Herkesin stresli yaşamı vardır.Bu stresler dışsal ve içsel faktörlerden doğar.Makro ve mikro boyutta.Makro boyutta olanları değiştiremezsin(dünya ekonm,hükümet kararlar..) Ancak onlar hakkındaki düşüncelerini kontrol edebilirsin. Mesela JAPONYA’da çok stresli bir yaşam var.Yeni Zelanda’da intihar oranları çok yüksek ,vs...  Deney yapılmış.2 çalışan grup,onlara binanın altında oda verilmiş.1GR.’a her öfkelendiklerinde beysbol sopası ile duvara vurmaları tavsiye edilmiş.Öfkede adrenalin yükselince duvara vurmuşlar ama bunlar devamlı öfkenin pratiğini yapmışlar,düşünce düzeylerinde değişiklik yapmamışlar.Fiziksel çözümün problemlerini çözmediğini görmüşler.Diğer gruba ise dersler verilmiş,stresle baş etme eğitimleri üzerine ve stresi kontrole almışlar.

BİZ NE DÜŞÜNÜYORSAK O’YUZ.  4-RUHSAL STRES  4A-RUHSAL STRES TARİFİ  Ruhsal strese girmemek için boşluğa düşmemeye gayret edin.Bu yüzden ön tedbirleri almamız gerekir.O halde, bize yardım edecek becerilere bakalım.  4A-RUHSAL STRESİN YÖNETİMİ  1-Olayların dışında kal,bağımsız ol.(olayın içinde bile olsan bağlanma alışkanlığını kır.Cerrah kendi çocuğunu ameliyat edemez,duygusal davranabilir,hata yapabilir.Bu durumda olayın perspektifi ortadan kalkar.) 2-İnsanlar ile iç içeyken işle meşgul ol,tarafsız ol.Bu ruhsal alıştırmadır. 3-İnsanlara fazla yakalanmadan yardım et.Sonuçta dünya herkes için farklı bir dramadır.Herkes kendi senaryosunu oynar.İnsanların mutlu olmasını isteriz ama onları kontrol edemeyiz.Onların senaryosunu yazamayız.Onlar trajedi yazmak istiyorsa engel olamayız.Kendi dramanın kahramanı ol,komedi oyna. 4-Aklında bir filtre tut ki çöpleri ayıklıyabilesin.Bunlara izin verme,çöp geçerse ondan kurtulmak zor olur.Herşeyi izleme,görme.Sokaktaki çöpleri cebine koyup,evine getirme,hayatını kirletme.Nokta koy, frene bas,ruhsal servisten geç.Frene basarak,düşünceni durdur.Frene bastığında,düşüncen durmayabilir,düşünceni durdurmaya çalış ve düşünceni yeniden yönlendir.Düşünce trafiği kontrolünü yap,yeniden olumlu yöne doğru yönlen.

Gün içinde insanın enerjisi çeşitli olayların etkisinde kalıp,düşebilir,ve insan hep güçlü kalmayabilir.O halde kendimizi sakinleştirelim, olumlu olaylara odaklanalım ve özümüzden uzaklaşmayalım.

5-Yaşamı çok ciddiye alma,espirili ol.Dışsal şeyler bizi çok etkiler.Tabiki içsel etkilerde var.

Deneyimlerimiz anılar yaratır,bunlar bizi etkiler.İnançlar,değerler,ihtiyaçlar da bizi etkiler.

Neye ihtiyacımız olduğuna değerlerimiz yön veriyor.Kim olduğumu düşünürsem,kimliğimi bulurum.Ben kimim?Bu soruyu kendimize soralım.Ben bir ruhum.

Bizlere farklı roller verilir.Dramada herkesin kendi rolü kendi için önemli.Gün içinde herkes kendi rolünü oynar,gün sonunda tüm kostümler alınır.İşte o anda sizdeki kimlik nedir?Bu soruyu düşünün.

Sahip olduğumuz farklı kimlikler bizleri farklı düşüncelere götürür.Rolüm,kostümüm,sosyal mevkim,vs.

Düşünmenin 2 tipi vardır,Olumluya veya olumsuza yönelme.

Herşey sona erer ama asıl kimliğim bana kalır,o asla sona ermez.İşimiz,evliliğimiz,maçın sonu gibi, vs..Hepsi için bir korku yaşarız zamanla.

Birde yaşamın diğer yönü vardır,BEN RUHUM,SONSUZ BİR IŞIK KAYNAĞIYIM,ENERJİYİM GİBİ...,

Burda korku yoktur,sonsuz bir huzur hissedilir.Çünkü ben bitmem.Bu beni huzurlu,bu huzursuz yapar diye bir endişem olmaz.

Yaşam bir nehirdir ve siz yaşam nehrinde akıyorsunuz,takılıp kalamazsınız.Takılıp kalmak,nehirdeki bir kayaya toslamak gibidir,ki bu da hiç hoş birşey değildir.Zira aşırı stres ve endişe oluşur,korku başlar.Eğer kişi atakta bulunmazsa bu kaya o kişi için bir yer olur,bu da hayatın olumsuzluğu olarak adledilir.Nehir bizi kayadan indirecek diye korkar,kayaya daha fazla yapışırız.Yüzmenin eğlence olduğunu unutuyoruz.Nehirdeki akışla gitmeliyiz,kayalara takılmamalıyız,korkmadan yüzmeliyiz

hazırlayan yare danışmanlık 0 538 285 42 45 istanbul

Danışmanlık MI SATICILIK mı benden size tavsiyeler

                                           Kendinizi bir danışman olarak görün


              Başarılı satış uzmanları, kendilerini bir satış elemanından çok, bir danışman olarak görürler. Sundukları mala para verecek birilerini arayan satıcılardan ziyade, ürün ya da hizmetleriyle sorunları çözen kimseler olduklarına inanırlar. 

                                          Müşteriye müşteri diye bakın.


             Başarılı satış uzmanları, müşterilerine, yapmacık mütevazı bir tavır ve bir an evvel bir şeylerin satışını yapma umudu ile yaklaşmazlar. Bir sorunu çözmesi ya da bir hedefe ulaşması konusunda yardımcı olmak üzere müşteri adayını ziyaret eden bir danışman gibi davranırlar. Fazla laubali senli benli diyoloğ'dan uzak durur müşterilerine deger vererek saygın oldugunu hissettirirler. Böyle davranış bicimi ,Müşterininde ciddiye almasına ve saygi göstermesine yol acar

                                          Soru sorarken ve dinlerken dikkatli olun.


             Kendilerini danışman olarak gören satış uzmanları, soru sorarken ve dinlerken dikkatli davranırlar. Bütün enerjilerini, müşterinin durumunu anlamaya yoğunlaştırırlar.Burada dikkatinizi cekmek isterim;kendilerini anlatmaya calışmazlar.  Böylece, müşterinin gerçekten ne istediğini ve neye ihtiyaç duyduğunu bilerek akıllıca önerilerde bulunabilirler. 

                                          Alanınızda uzmanlaşın.


              Satış uzmanları, bir danışman olarak, kendi alanlarında uzmanlaşmaları ve yetki sahibi olmaları gerektiğini bilirler. Ürün ve hizmetlerini, her yönüyle öğrenirler. Hem kendilerinin, hem de rakiplerinin sattıkları ürün ve hizmetleri en ince detayına kadar kavramak için saatler harcarlar. Sundukları ürün ve hizmetlerin güçlü ve zayıf yanlarını, avantaj ve eksikliklerini, özellik ve yararlarını bilirler. Müşterilerinin sezebildikleri ve hem kendilerine, hem de müşterilerine satış diyaloğu boyunca daha fazla özgüven kazandıran mükemmel bir ürün bilgisine sahiptirler.

                                         Kendinizi rakiplerinizden farklı kılın.


               Kendilerini danışman olarak konumlandıran başarılı satış uzmanları, müşterileri açısından kaynak olduklarını düşünürler. Kendilerini akıl hocası, koç ve arkadaş gibi görür ve bu şekilde davranırlar. İşleriyle aralarında duygusal bir bağ vardır ve ürün ya da hizmetlerinin, ilgilenmekte oldukları müşteri adaylarının gerçek ihtiyaçlarına yönelik ideal çözüm olduğuna inanırlar. Müşteri adaylarına ürün ya da hizmetlerini satmaktan ziyade yardımcı olmayı hedefleyerek rakiplerinden ayrılırlar. Müşterileri, çoğu zaman, onların satış yapmaktan çok, müşterileriyle ilgilendiklerini hissederler. Ve bu en dogru pazarlama yöntemidir

                                       Nedir senin rakiplerden farkın ortaya koyun

               Rakiplerinin varlığını satış uzmanları lehlerine cevirirler.rakiplerinin varlıgı onları dinamik,araştırıcı,yapıcı konuma getirir. Şöyle ki; rakip satıcılar günü kurtaralım telaşında iken onlar müşterilerini bir gökdelenin arsası görürler ve sevecen,samimi,güleryüzlü,müşterinin neye ihtiyacı varsa o ihtiyacını aldatmadan kandırmadan saglamak üzere olduklarını müşterilerine hissettirirler.Hic bir şey o gün satmasalar bile  müşterilerinin aklındadırlar. Cünkü o arsasına güleryüz samimilik sevecenlik güvenirlik leriyle temel atmışlardır.En yakın zamanda gökdelenin inşaatına başlayabilirler

                                       Eylem alıştırmaları yapın.


                Bu fikirleri eyleme geçirmek için, hemen şimdi yapabileceğiniz iki şey var. Birincisi, kendinizi bir satış elemanından çok, sorunları çözen biri olarak görün. Satışa başlamadan önce, müşteri adayının gerçek ihtiyacını anlamak için yeterli zamanı harcayın. İkincisi, ürün ya da hizmetinizi müşterinizin ihtiyaçlarına göre uyarlamanın yollarını arayın. Böylece müşteri, sattığınız ürün ya da hizmetin, kendisi için ideal çözüm olduğuna inanır.

UNUTMAYINIZ RİSK ALMADAN YAŞAMAYA CALIŞMAK BÜYÜK RİSK'TİR

      İnsanları kesinlikle aldatmayın     Profosyonel destek icin      

hazırlayan yare danışmanlık 0 538 285 42 45 istanbul

Danışmanlık Hizmetleri

 
 Önemli  uyarı bizleri asalak görmeyiniz........ ?

 yakında büyük sirketlerin

       BAŞARI SIRLARI

    BURADA

Y

a

r

e

D

a

n

ı

ş

m

a

n

l

k

/ 

o

5 

3 

8

2 

8 

5 

4

2

4

5 

/

İ

s

t

heyt be

Stratejik Yönetim.... En sık rastladığımız alanlar askeri, ekonomik, siyasal olsa da aslında yaşamımızın her alanında karşımızda strateji olgusu.

Seçimler yapmak, hedefler koymak, doğru ve yeterli kaynakları bulmak ve doğru zamanda kullanmak.. Neden? İstediğimiz sonuçlara ulaşabilmek için.. YARE Danışmanlık HAZIR.....    0 538 285 4245

Ve sonuçlar... Verdiğimiz kararların ve yaptığımız uygulamaların sonuçları. Altını bile mihenk taşı ile değerlendiriyoruz... Peki kararlarımızın ve uygulamalarımızın sonuçlarını nasıl değerlendireceğiz? Kullandığımız kaynakları nasıl yönettik? Başarılı mıyız? Başarısız mı olduk? Paydaşlarımız mutlu mu?

Bu soruların yanıtlanması gerek.. Yanıtlar da işi nasıl ele aldığımıza ve yol haritamızı nasıl çizdiğimize bağlı... Başarı yada başarısızlık, eksiklik yada aksaklık Stratejik Yol Haritamızdaki tanımlarda ve varsayımlarda gizli. Yaptığımız kaynak planlaması ve bütçelerde gizli...

İyi bir başlangıç için önce kendimizi iyi tanımalıyız. Aynayı kendimize tutmalıyız. Ama dev aynasını değil. Kendimizi rakiplerimiz, çevremiz, kısacası diğerleri ile kıyaslamamızı sağlayacak aynaya bakmalıyız.

Yeterli mi? Hayır. Çünkü hedeflerimizi etkileyen, şartlandıran bir dış dünya var. Bizi etkileyen dış dünyayı da iyi tanımalıyız. Bizim dışımızda olabileceklerin bizi nasıl etkileyebileceğini kestirebilmeliyiz. Bunun çeşitli yol ve yöntemleri var. Bunları kullanmalıyız. Bizi sizin menfaatlerinizi ön planda tutan dış göz kabul ediniz

         

Stratejik Risk Yönetimi, kuruluşunuzun süreçlerine, süreçlerle ilgisi olan bireylere, ve sistemlere odaklıdır. Yare Danışmanlığın Stratejik Risk Yönetimi yaklaşımı, kuruluşun liderlerinin kurumu maddi anlamda etkileyen faaliyetleri proaktif olarak yönetmelerini sağlar.

Stratejik Risk Yönetimi yaklaşımımız dört temel adımdan oluşur:

Riski Tanımlama: Ana iş süreçlerini ve bu süreçlerde karşılaşılabilecek riskleri tanımlar.

Riskin Analizi: Sizlerle birlikte çalışarak, risklerinizi gerçekleşme, etki ve olasılık bazında analiz ederiz. Çalışmalarımızda Basel II tanımlarını da göz önüne alıyoruz.

Riski Giderme: Riskin gerçekleşme olasılığını ve etkilerini azaltacak düzeltici ve denetleyici aktviteleri belirleyerek riskleri sürekli izlemeye hazır hale getiriyoruz.

Riskleri izleme: Dördüncü adım, risk yönetiminde belirlenen yöntem ve tariflerin uygulandığından emin olmak için risklerin izlenmesi ve yönetilmesini kapsar.

yaredanismanlik 

Yare Danışmanlık, başarılı Stratejik Risk Yönetimi için gereken izleme, ölçme ve kıyaslama araçlarını sağlayarak risklernizi sürekli izlemenizde yardımcı olur.

Yare Danışmanlık'un uzmanlaştığı Stratejik Yönetim olgusuyla tanışmak ve kurumunuzda uzun vadeli stratejik yönetim modeli kurmak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Bizi arayın, sizlerle birlikte geleceğinizi şekillendirelim.               

Sorun ! RİSK'in büyüklüğü değil onunla baş edip edemeyeceginiz söz konusu

hazırlayan yare danışmanlık 0 538 285 42 45 istanbul